text.skipToContent text.skipToNavigation

Isteme ve Tasarim Olarak Dünya von Schopenhauer, Arthur (eBook)

  • Erscheinungsdatum: 11.08.2015
  • Verlag: Le Adri
eBook (ePUB)
0,43 €
inkl. gesetzl. MwSt.
Sofort per Download lieferbar

Online verfügbar

Isteme ve Tasarim Olarak Dünya

Ama arastirmalarimdan çikan büyük bulus Schopenhauer di... Evrenin temellerinde her seyin en iyi olmadigini gören en az bir filozof vardi... Schopenhauer in karanlik dünya resmini tami tamina onayladim; ama soruna getirdigi çözümü onaylamadim... C.C. Jung Schopenhauer in bireyler konusunda söyledikleri onlarin kör bir var olma, esenlik isteginin dile gelisi oldugu simdi tüm dünyadaki toplumsal, siyasal, irksal gruplarda gözle görünür oluyor. Onun ögretisinin bana gerçege uygun bir düsünce gibi görünmesinin bir nedeni de bu. Yanilsamalardan bagimsiz olusu onun aydinlanmis politikalarla paylastigi bir sey. Dünyanin Schopenhauer inkilerden daha fazla gerek duydugu pek az düsünce var. Toptan umutsuzlukla yüzlestikleri için baska umutlardan daha fazlasini bilen düsünceler. Max Horkheimer

Produktinformationen

    Format: ePUB
    Kopierschutz: none
    Seitenzahl: 2000
    Erscheinungsdatum: 11.08.2015
    Sprache: Türkisch
    ISBN: 9789635278633
    Verlag: Le Adri
    Größe: 364kBytes
Weiterlesen weniger lesen

Isteme ve Tasarim Olarak Dünya

Içindekiler

Isteme ve Tasarim Olarak Dünya - Arthur Schopenhauer 1

BIRINCI KITAP -Tasarim olarak Dünya 2

BIRINCI YÖN -Yeter sebep ilkesine bagli tasarim: Deney ile bilimin nesnesi. 2

BIRINCI KITABA EK -Idealizmin Bakis Açisi 4

IKINCI KITAP -Isteme olarak Dünya 7

BIRINCI YÖN -Istemenin nesnelesmesi 7

IKINCI KITABA EK -Kendini Bilmede Istemenin Önceligi Üzerine 21

ÜÇÜNCÜ KITAP -Tasarim olarak Dünya 23

IKINCI YÖN -Yeter sebep ilkesinden bagimsiz bir tasarim: Platoncu Idea: Sanatin nesnesi 23

DÖRDÜNCÜ KITAP -Isteme olarak Dünya 40

IKINCI YÖN -Kendini bilmeye ulasildiginda yasama isteginin onaylanmasi ile yadsinmasi 40

DÖRDÜNCÜ KITABA EK -Eseysel Sevinin Metafizigi Üzerine 61

BiRiNCi KiTAP -Tasarim Olarak Dünya

BIRINCI YÖN -Yeter sebep ilkesine bagli tasarim: Deney ile bilimin nesnesi.

Çocuklugundan çik da uyan arkadasim!

Jean-Jacques Rousseau

1. "Dünya, benim tasarimimdir'." Bu, yasayan, bilen her sey için geçerli bir dogruluktur. Gelgelelim, bu dogrulugu düsünülmüs olmaya, soyut bilince ancak insan getirebilir. Insan bunu gerçekten yaparsa, onda felsefi yargi gücü gelismis olur. O zaman da insan için sunlar açiklik kazanir, kesinlesir: O, günesi, yeryüzünü bilmemekte, yalnizca günesi gören gözü, yeryüzünü duyumsayan eli bilmektedir, onu kusatan dünya olsa olsa tasarim olarak vardir - açikçasi, dünya, ancak baska bir seyle iliskisi içinde, tasarimi kavrayan biriyle iliskisinde vardir, bu da kendisidir.

A priori söylenebilen bir dogruluk varsa o da budur. Çünkü bu dogruluk, olanakli, düsünülebilir bütün deneylerin kalibini dile getirir. O, bütün ötekilerden, zamandan, uzamdan ya da nedensellikten daha genel bir kaliptir; çünkü ötekilerin hepsi onu gerektirir. Yeter sebep ilkesinin çok sayida özel biçimi oldugunu kabul ettigimiz bu kaliplar, yalnizca tasarimlarin belli bir sinifi için geçerlidir. Oysa, özne ile nesne ayrimi, bütün bu siniflarin ortak kalibidir. O, soyut ya da sezgisel; saf ya da görgül her tasarimin altinda olanakli, kavranabilir oldugu tek kaliptir. Dolayisiyla sundan daha kesin bir dogruluk yoktur, bütün ötekilerden daha bagimsiz olan, en az kanitlama gerektiren dogruluk sudur: Bilme bakimindan bütün var olanlar, -açikçasi tüm dünya - ancak özneyle iliskisinde, algilayanin algisiyla iliskisinde nesnedir, tek sözcükle, tasarimdir. Elbette bu geçmisin tümünde dogruydu, gelecegin tümünde de dogru olacaktir. En uzaktaki için dogru oldugu gibi yakinda, neredeyse avucumuzun içinde olan için de dogrudur. Çünkü, bu, uzam ile zamanin kendisi için dogrudur. Bu ayrimlar, ancak onlarin içinde dogar. Söyle ya da böyle dünyaya ait olan ya da olabilen her sey, kaçinilmaz biçimde sundan etkilenir: O, özne tarafindan kosullanir, yalnizca özne için vardir. Dünya, tasarimdir.

Bu dogruluk hiç de yeni degildir. O, Descartes'in ortaya koydugu kuskucu düsüncelerde içkindi. Gelin görün ki ondan kesin olarak ilk kez Berkeley söz etti. Ögretisinin geri kalani zamanin sinamasina direnemese bile, onun felsefeye bu yöndeki hizmeti unutulmayacaktir. Kant'in ilk yanlisi, bu ilkeyi yadsimakti. Öte yanda, bu dogruluk, Hindistan'in bilge kisilerince çok çok önce saptanmisti. Çünkü, o, Vyasa'ya baglanan Vedanta felsefesinin temel ilkesini ortaya koyar. Sir William Jones, asyalilarin felsefesi üzerine son denemesinde (Asiatic Researches, cilt iv, s. 164) bunu göstermektedir: "Vedanta okulunun temel ilkesi, özdegin varligina karsi çikmaya, açikçasi kati, içine girilmez, yer kaplayan ögeyi yadsimaya dayanmaz (bunu yadsimak delilik olur). Tersine bu ögretinin temel ilkesi, özdege iliskin gözde anlayisi düzeltmege, özdegin ansal algidan bagimsiz bir özü olmadigini, varolma ile algilanabilir olmanin birbirinin yerine geçen terimler oldugunu ileri süremege dayanir. Bu sözler, deneysel gerçeklikle askin tasarimsalligin bagdastigini bol bol anlatir.

Weiterlesen weniger lesen

Kundenbewertungen