text.skipToContent text.skipToNavigation

Japon Masallari von Anonim (eBook)

  • Erschienen: 12.08.2015
  • Verlag: Le Adri
eBook (ePUB)

0,99 €

0,43 €
inkl. gesetzl. MwSt.
Sofort per Download lieferbar

Online verfügbar

Japon Masallari

'... Prenses kesislerin gösterdigi yerleri kazdirmis ve hazineleri bulmus. Bahçedeki agacin altinda küpler dolusu bakir paralar, esigin altinda torbalar dolusu gümüs parala rve mahzende sandiklar dolusu altin duruyormus...'

Produktinformationen

    Autor: Anonim
    Größe: 298kBytes
    Herausgeber: Le Adri
    Sprache: Türkisch
    Seitenanzahl: 2000
    Format: ePUB
    Kopierschutz: none
    ISBN: 9789635279364
    Erschienen: 12.08.2015
Weiterlesen weniger lesen

Japon Masallari

Masal 1 SEFTALI ÇOCUK MOMOTARO

Eskiden, köyün disindaki bir kulübecikte bir dede ile bir nine yasarmis. Dede her sabah ormana gider, nine de evde kendi isine gücüne bakarmis. Ikisi de çaliskanmis ve huzur içinde yasarmis. Kuskusuz, büyük bir üzüntüleri olmasaymis, daha memnun ve mutlu olurlarmis; çocuklari olmamis ve yaslilik günlerinde yapayalniz kalmislar.

Nine küçük avlusunu süpürürken sik sik "Ah, simdi küçük bir oglan ya da kiz suracikta oynasaydi, ne hos olurdu!" diye düsünürmüs. Dede de sirtinda çali çirpi yüküyle ormandan döndügü zaman, küçük bir oglanin kendisini karsiladigini ve sevgiyle kucakladigini düslermis. Ama bir düs yalnizca bir düstür.

Çocuksuz, nesesiz bir yasam içinde yasayip gidiyorlarmis.

Bir gün, nine her zamanki gibi dedenin azigini hazirlamis; o ormana gidince çamasirlari toplayip yakindaki derede yikamaya gitmis. Yikamis, durulamis ve ancak sirti dayanamayacak kadar agriyinca basini isinden kaldirmis.

"Gerinip biraz dinlenmeliyim," demis nine ve ayaga kalkmis.

"Orada suyun üstünde yüzen sey de ne!" diye sasirmis birden ve daha iyi görmek için elleriyle gözlerini korumus; iri, kirmizi bir seftali agir agir kiyiya yaklasiyormus.

"Gerçekten seftali mi! Bu kadar iri olur mu! Üstelik seftali mevsimi de degil!" diye düsünmüs nine. Çabucak bir sopa almis ve akip gitmeden seftaliyi kiyiya çekmis. Öyle bir koku yormus ki basini döndürmüs. "Kokusu böyle olan bir meyvenin tadi nasildir kim bilir!" Nine seftaliyi dislemis. "Ne kadar tatli, insanin agzinda kendiliginden eriyor".

Çok hoslanan nine bir daha, bir daha isirmis. Ancak son parçayi da yedikten sonra, dedeyi animsamis.

Ne kadar kötüyüm! Hepsini bir güzel yedim. Dedeye küçük bir parça bile birakmadim. Isten sonra bir seftali yemek çok hosuna giderdi. Ama aptal kafa, bunu neden daha önce düsünmedim!"

Yerinmis, kendi kendine kizmis; ama neye yarar! Artik seftali yokmus.

"Bir tane daha yüzerek gelse", demis umutla, "bunu kesinlikle ona götürürdüm".

Çamasiri birakmis ve bir meyvenin yüzerek geldigini görmeyi umarak dereye bakmis.

Bakmis, bakmis; derken birincisinden daha iri ve kirmizi bir seftali daha görünmüs.

"Kaçirmasam bari sunu", diye korkuya kapilmis nine. Eteklerini toplayip suya girmis ve bir sopayla yakalamis seftaliyi.

Bunu yaparken o kadar egilmis ki az kalsin boylu boyunca suya düsecekmis ama yine de seftaliyi kendisine çekmeyi basarmis.

"Oo, bu daha kirmizi, benim yedigimden daha iyi kokuyor. Dede bu ise bayilacak".

Çamasirlari sepete koymus, üstüne seftaliyi yerlestirmis ve çabuk çabuk evine dönmüs. Dede girer girmez görsün diye seftaliyi kapinin tam karsisindaki pencerenin kenarina koymus. Sonra hemen aksam yemegini hazirlamaya koyulmus.

Aksama dogru dede eve dönmüs. Altinda neredeyse kayboldugu çali çirpi yükünden iki büklümmüs. Odunu avluya yikmis, sonra sandaletlerini çikarip içeri girmis.

Daha esikten "Bu kadar güzel ne kokuyor burada!" demis. "Seftali kokuyor ama daha mevsimi degil ki!"

"Ama seftali", demis nine gülerek. "Onu dereden çikardim." Nasil çikardigini dedeye anlatmis da kendisinin bir seftali yedigini söylemeyi unutmus.

"Bu, kesinlikle olagandisi bir seftali", demis dede. "Çabuk, bana bir biçak ver. Onu kesecegim; yarisini sen, yarisini ben yiyecegiz".

Ama ne olmus! Biçak seftaliye islemiyormus. Dede biçagi iyice biledikten sonra bile, sanki en sert agaçtanmis gibi kesilmemis seftali.

"Komsulardan bir testere isteyecegim", demis dede ve gitmis. Ama yolda komsularina neden gittigini tamamen unutmus.

"Nine beni pirinç köftesi istemeye göndermistir. Bütün gün çamasir yikadi. Yemek yapmaya zamani olmamistir", diye düsünmüs.

Komsularindan bir kase pirinç köftesi istemis. "Yarin da nine size taze köfte getirir", diye söz vermis ve eve dönmüs. Kapiyi açip da kirmizi meyveyi görünce testereyi hatirla

Weiterlesen weniger lesen

Kundenbewertungen

    ALDI life eBooks: Die perfekte App zum Lesen von eBooks.

    Hier finden Sie alle Ihre eBooks und viele praktische Lesefunktionen.