text.skipToContent text.skipToNavigation
background-image

Tasrada Dügün Hazirliklari von Kafka, Franz (eBook)

  • Erscheinungsdatum: 12.08.2015
  • Verlag: Le Adri
eBook (ePUB)
0,43 €
inkl. gesetzl. MwSt.
Sofort per Download lieferbar

Online verfügbar

Tasrada Dügün Hazirliklari

Max Brodun tarihlendirmesine göre, Tasrada Dügün Hazirliklari Kafkanin yazdigi ilk eserlerden biridir. Brod, Kafkanin el yazisinda kullandigi Gotik ve Latin harflerden yola çikarak, Tasrada Dügün Hazirliklarinin 1907-1908 arasinda yazildigini tahmin etmektedir. Tasrada Dügün hazirliklari, üç ayri el yazmasi metninden ibarettir. Kafkanin olasilikla büyük bir romana basladigi ama sonradan vazgeçtigi anlasiliyor. Bu dönem, Kafkanin Assicurazioni Generali sigorta sirketinden ayrilip Bohemya Kralligi Isçi Kaza Sigortasi adli devlet kurumuna geçtigi günlere denk geliyor. Kafka, is degistirme ve yogun çalisma ortami içinde yazdigi romandan uzaklasmis olmalidir.

Produktinformationen

    Format: ePUB
    Kopierschutz: none
    Seitenzahl: 2000
    Erscheinungsdatum: 12.08.2015
    Sprache: Türkisch
    ISBN: 9789635279890
    Verlag: Le Adri
    Größe: 191 kBytes
Weiterlesen weniger lesen

Tasrada Dügün Hazirliklari

TASRADA DÜGÜN HAZIRLIKLARI

Max Brod'un tarihlendirmesine göre, Tasrada Dügün Hazirliklari Kafka'nin yazdigi ilk eserlerden biridir. Brod, Kafka'nin elyazisinda kullandigi Gotik ve Latin harflerden yola çikarak, Tasrada Dügün Hazirliklari'nin 1907-1908 arasinda yazildigini tahmin etmektedir. Tasrada Dügün Hazirliklari, üç ayri elyazmasi metinden ibarettir. Kafka'nin olasilikla büyük bir romana basladigi ama sonradan vazgeçtigi anlasiliyor. Bu dönem, Kafka'nin Assicurazioni Generali sigorta sirketinden ayrilip Bohemya Kralligi Isçi Kaza Sigortasi adli devlet kurumuna geçtigi günlere denk geliyor. Kafka, is degistirme ve yogun çalisma ortami içinde, yazdigi romandan uzaklasmis olmalidir.

Ilk elyazmasinda Gotik harfler kullanilmis, sayfalar 1'den 58'e dek numaralandirilmistir; arada bazi sayfalar, metinde de gösterildigi üzere, eksiktir. Daha sonra 1'den 16'ya dek ilerleyen, yine numaralandirilmis yeni bir elyazmasi vardir. Brod, bu iki elyazmasini asil metin olarak kabul eder ve romanin ilk iki bölümü olarak kurgular; Tasrada Dügün Hazirliklari'nin günümüz baskilarinin çogunda da bu kurguya uyulur.

Ikinci elyazmasi Latin harfleriyle, yine numaralandirilmis 22 sayfa, üçüncü elyazmasi da Latin harfleriyle sadece alti sayfadir. Iki ve üçüncü elyazmalari, asil metin olarak kabul edilen birinci elyazmasiyla benzerlikler içerir, hatta kimi yerler açikça tekrardir. Büyük olasilikla, bunlar asil elyazmasinin çalisma varyantlaridir. Kafka uzmanlari bu iki varyant elyazmasini yazarin kararsizligindan çok, yazi isçiliginin erken döneminde bile nasil güçlü oldugunun kaniti olarak alirlar.

Dönüsüm'ün çekirdeginin de (böcek olma istegi ve pazarlamacilik meslegi), bu roman girisiminde belirdigini, ayrica not etmek gerekir.

I.

Giristen geçip kapinin önündeki genis alana çikan Eduard Raban yagmur yagdigini fark etti. Ahmakislatan türünden, inceden yagan bir yagmur.

Önündeki kaldirimda, degisik adimlar atan pek çok insan yürüyordu. Aralarindan bazilari yolun karsi tarafina geçiyorlardi. Küçük bir kiz, ileriye uzattigi ellerinde yorgun köpegini tasiyordu. Aralarinda konusan beyefendilerden biri, avuç içleri yukariya dönük tuttugu ellerini bir seyi tartar gibi tekdüze kaldirip indiriyordu. O sirada bir hanimefendi göründü; sapkasi envai çesit kurdele, toka ve çiçekle bezeliydi. Ince bir baston tutan gençten bir beyefendi hizli adimlarla geçti; sol elini bir felçli gibi gögsünün üzerine bastirmisti. Kimi zaman, içtikleri sigaralardan ince dumanlari gökyüzüne salan beyefendiler görünmekteydi. Ikisi pardösülerini kollarina asmis üç beyefendi sigindiklari duvarin yanindan arada bir ayrilip sokaga yaklasiyor, durumu gördükten sonra sigindiklari yere geri dönüyorlardi.

Yürüyüp geçenlerin arasindan sokaga dösenmis düzgün parke taslari görünüyordu. Boyunlarini ileri uzatan atlar, yüksek tekerler üzerindeki incecik arabalari çekiyorlardi. Arabalardaki yumusak minderlerde oturanlar yayalara sessizle bakiyor, sokaktaki magazalari, evler ve balkonlari, gökyüzünü süzüyorlardi. Öndekini geçmek isteyen arabayi çeken atlar birbirlerine yaslaniyorlar, kosumlarini sallayarak arabanin okuna asiliyorlar ve arabayi seri hareketlerle yalpalayarak hizlandiriyorlardi. Az sonra öndeki arabanin çevresinde çizilen yay tamamlaniyor, atlar birbirinden ayriliyor ama ince uzun baslari birbirlerine dönük kaliyordu.

Birkaç kisi kosarak geldiler, kuru kalan mozaik sokak taslari üzerinde durdular; yavas hareketlerle arkalarina dönüp gökten karisik düzen yagan yagmura baktilar.

Raban kendini yorgun düsmüs hissediyordu. Dudaklari, Kuzey Afrika desenleriyle süslü kravati gibi soluktu. Karsi evin kapi tasina yaslanmis bir kadin ayakkabilarini açikta birakacak denli topladigi eteklerinin altindan ayaklarina bakiyordu, sonra Raban'a bakmaya basladi. Sanki hiçbir seyi umursamiyormus gibi davraniyor, belki Raban'in heme

Weiterlesen weniger lesen

Kundenbewertungen